Emma Lynn her zaman kurallara göre yasamistir. Çamasirlari, is teslim tarihlerini ve kocasi Oscar'in ders planlari ve ögle yemegi hazirliklari hakkindaki bitmek bilmeyen sorulariyla ugrasirken sirket basamaklarini tirmanan Emma, orta sinifin basarisinin simgesi gibidir. Görevine sadik bir es. Hirsli bir profesyonel. Yavas yavas isiltisini yitiren bir kadin.
Sonra Samantha geldi.
Ates saçli, vahsi kahkahalari ve maskeleri gören gözleriyle doganin gücü olan Samantha, Emma'nin dünyasini alt üst eder. Aralarindaki bag aninda olusur. Elektrikli. Tehlikeli. Samantha, Emma'yi müzik, sanat ve özgürlükle dolu, hedonistik, tozlu bir göl kenari festivali olan Fire People'a davet ettiginde Emma kabul eder. Sadece bir hafta sonu, diye söyler kendine. Sadece nefes almak için. Ama alacakaranlik gökyüzü ve neon rüyalarin pariltisi altinda Emma, içinde var oldugunu hiç bilmedigi bir atesi kesfeder.
Eski hayatinin güvenligi ile yeni hayatinin bastan çikarici kaosu arasinda kalan Emma, bir seçim yapmak zorundadir: rahatlik mi, yoksa gerçek mi? Onu sadakatle seven bir koca mi, yoksa ruhunu atese veren bir kadin mi? Fire People, tutku, uyanis ve karmasik, görkemli bir dönüsüm sürecini anlatan atesli bir hikaye. "Ya eger..." diye merak eden her kadin için. Bazi atesler yanmak için vardir. Bazilari ise sizi sonsuza dek degistirmek için.
Duygusal sicaklik, karmasik karakterler ve sönmek bilmeyen korkusuz ask hikayeleri seven kadin erotik kurgu hayranlari için mükemmel bir kitap.